HATALARIN BEDELİNİ GÖNEN ÖDER

Bir gazeteci ne ister? Malzeme ister. Bu malzemeyle ne yapar? Ortaya karışık, zehir zemberek bir haber yapar. Bu kime yarar sağlar. 1- gazeteciye prim sağlar, 2- haberi yaptırana, oluşan bu karmaşa da çıkar sağlar. Hele bir de siyasi haberse. Sonuç: Halk, üyeler tedirgin, gırla dedikodu, iftira, yalan yanlış karalamalar.
Çok kere gazetecilere güvenmeyeceksin, malzeme vermeyeceksin, partini kaotik ortama sürüklemeyeceksin. sesli konuşacaksın ki, herkes derdin ne olduğunu anlasın. Varsa sorunlar, yapılan toplantılarla halledeceksin. Mırıldanmak yerine Ama Gönen’de maalesef öyle olmuyor. Hep iki yüzlü tavırlar sonrasında zarar gören Gönen oluyor. Alıyorsun bir gazeteciyi kanatlarının altına, veriyorsun işine gelen bilgileri sonra veryansın, Gönen yangın yeri. Gönen böyle mi ileri gidecek. Bir bakıyorsun gazeteciye dediğini bırakmayanlar var, hatta ağıza alınmayacak derecede hakaret ve küfür edenler, ertesi gün elele, canciğer kuzu sarması. Bu nasıl anlayıştır.
Bir partimizin delege seçimleri sona erdi. Bir diğerininki de yakın. Daha şimdiden, birileri yazıp çizmeye başladı. Peki doğru mu? Benim şüphelerim var. Ortalığı karıştırmak için, yorum haber adı altında iki cümle karala, koy manşete, bak sen ortalık nasıl toz dumana karışıyor. En son, en tehlikeli örneğini, büyük bir partimizde yaşadı. Ne acı! Kamuoyumuz, spekülasyondan, atraksiyondan, dedikodudan, olmamış bir konunun olmuş gibi gösterilmesinden, bireylerin, kurumların, toplulukların bu tür olaylara malzeme yapılmasına ilgi duyar.. Vurdulu kırdılı haberleri sever. Doğru mu? Onun kararını vicdanlar versin.
Koltuk insanlara o kadar güzel geliyor ki; bu uğurda herkes, çıkarları doğrultusunda, geriye dönüşü olmayan hatalar yapabiliyor. Ama bunun bedelini, Gönen ödüyor, istikrarsızlık, zaafiyet, karmaşa, Gönen’in bugününe de, yarınına da yansıyor. Çamurla beslenenlere, dedikoduyla kitleleri birbirine düşürerek prim kazananlara bu fırsatı vermeyin. Cesur olun ki; o tür gazetecilere yer kalmasın. Ciddiye almayın ki; ötüp ötüp sesleri kısılsın. Duymayın ki; defolup gitsinler. Çünkü Gönen, geleceğe, elele, barış ve kardeşlik içinde yürümeli, kaybettiği zamanı hızla geriye kazanıp, ilerlemeli…. Sonra demedi demeyin!